kant etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kant etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Eylül 2012 Çarşamba

Felsefe Yapma - Mustafa Topaloğlu


Mustafa Topaloğlu’nun “felsefe yapma” adlı harika eserini dinlemeyen arkadaşlar, bu yazıyı okumadan önce lütfen dinlesin. Bu sefer hem çok gülecek hem çok ağlayacak hem de çok olacağız.


Dinlediniz mi? İlk dizelerden başlayalım o zaman:

Aklın varsa kendine sakla, felsefe yapma. Kimi doğru kimi yanlış, kafana takma. Herkes bir şey anlatır kendine göre, kimi haklı kimi haksız boş ver sana ne! Türkiye’deki insanların felsefeye bakış açısını böylesine iyi özetleyen başka bir esere rastlamak mümkün değil. Bu sözler aynı zamanda; politikacılara, trafiğe yakalananlara ve holiganlara “barış çağrısı” niteliği de taşımaktadır.

Uzaydan gelmedik ki dünyalıyız biz. Kimi orda, kimi burda var olmuşuz biz. Şimdi bu sözleri talihsizlik olarak açıklayabiliriz ancak Topaloğlu’nun, varoluş sorununa inanılmaz bir zihinsel çaba gösterdiği gözlerden kaçmamaktadır. Adam, en iyi arkadaşının karısıyla yataktayken, arkadaşının arabasının sesini duyar. Derhal fırlayıp dolaba saklanır. Arkadaşı gelir ve ceketini asmak için dolabı açtığında adamı çırılçıplak bulur. “Mustafa, ne yapıyorsun burada?” der. Mustafa omuz silker: “E, herkes bir yerde olmalı.” İşte Mustafa’yı da Topaloğlu’nu da duydunuz; çözümse çözüm, felsefeyse felsefe, varoluşsa varoluş…

Âdem ile Havva’dan doğduysak şayet, belki doğru belki yanlış akrabayız biz. Burada, bilgi yoksunu, insan azmanı kişileri uyaran Topaloğlu, “din hakkında bilginiz yoksa konuşup günaha girmeyin” demektedir. Tanrı var mı? sorusuna bütün kapıları kapatan Mustafa bey, kardeşliğe de vurgu yapmaktadır.

Eserin sonlarına doğru dünyadaki gelişmeleri de ele alan sanatçımız, duyarlı bir vatandaş olmanın insanlıkla bağını önemsemektedir. Sanatçımız, “don’t filozofay” diyerek etki alanını genişletmekte, olası yanlış çevirilere karşı müdahaleyi amaçlamaktadır. Çünkü daha önce Schopenhauer ve Hegel gibi filozofların eserlerini yakından takip etmiş ve çevirilerdeki tüm eksiklikleri gözlemlemiştir.

Şimdi oturup düşünmenin, sorgulamanın zamanı… Mustafa Topaloğlu’nun; Marx, Kant ve Platon gibi düşünürlerden ne farkı var? Bu toplumdan neden bir Hegel, bir Rousseau çıkmamış? Özellikle İstanbul’da, otobüs duraklarımızda ve hastanelerimizde bolca zamanı olan halkımız neden hâlâ bir Heidegger yumurtlayamadı. Türkiye’de nice Mustafa’lar, Nihat’lar, Sabri’ler ve Ayşe’ler keşfedilmeyi bekler.

Şu düşündürücü çağımızda, daha da düşündürücü olan, bizim hâlâ düşünmüyor olduğumuzdur.

Mustafa Topaloğlu’nun Yorumladığı Bazı Eserler
-          Felsefe yapma
-          Of of Eminem
-          Gerizekalı sevgilim
-          Çukulata sevgilim
-          Oy memişler
-          Sen de mi brütüs